HIV Enfeksiyonu ve Fırsatçı Hastalıklar

Toprakta, havada, suda, günlük yaşantımızı sürdürdüğümüz her yerde mikroplar olmasına rağmen kolay kolay hasta olmayız. Bağışıklık sistemimiz bizi bu mikroplardan ve hastalıklardan korur. Bağışıklık sistemimiz bozulursa daha önce bizi hasta edemeyen mikroplar bu fırsattan yararlanarak bizi hasta ederler. İşte bu tür hastalıklara fırsatçı enfeksiyonlar denir.

HIV/AIDS bağışıklık sistemini bozan bir hastalıktır. Gerektiği zaman tedavi edilmez ise yıllar içinde bağışıklık sistemi giderek bozulur. Belli bir aşamadan sonra da fırsatçı hastalıklar ortaya çıkmaya başlar. Bağışıklık sistemi normal kişilerde hiçbir hastalık yapmayan mikroplar bağışıklık sistemi bozulmuş HIV/AIDS hastalarında enfeksiyonlara neden olur. Bağışıklık sistemi bozuldukça kişi daha sık hastalanır.

Bağışıklık sistemimizin ne durumda olduğunu bazı testler yaparak anlayabiliriz. HIV/AIDS'li hastalarda "CD4 (+) T lenfosit" denen hücrelerin sayılarına bakılarak bağışıklık sisteminde bozulma olup olmadığı izlenebilir. HIV enfeksiyonlu hastalarda CD4 sayısı başlangıçtan sonraki birkaç yıl 500/mm³'ün üzerindedir. Bu dönemde bağışıklık sistemi iyi durumda olduğu için fırsatçı hastalıkların görülme olasılığı sıfıra yakındır. CD4 sayısı 200/mm³'e düşene kadar HIV enfeksiyonuna özgü fırsatçı hastalıkların görülme olasılığı oldukça azdır. Örneğin HIV enfeksiyonlu hastalarda sık görülen bir zatürree türü olan PCP pnömonisi olgularının ancak %10'u CD4 sayısı 200'ün üzerindeki hastalarda ortaya çıkarken %90'ı CD4 sayısı 200'ün altındaki hastalarda görülür. Fakat CD4 hücre sayısı 200'ün altına düştükten sonra fırsatçı enfeksiyonların ortaya çıkma olasılığı çok artar. Bu enfeksiyonların bazılarının tedavisi oldukça güçtür ve bazıları da yaşamı tehdit eder.

HIV enfeksiyonlu hastalarda bağışıklık sistemi bozulur, özellikle de CD4 sayısı 200/mm³'ün altına düşerse, fırsatçı hastalıkların yanı sıra bazı kanserlerin görülme sıklığı da artar. Örneğin ancak ileri yaşlarda görülen bir deri kanseri türü olan Kaposi sarkomu, bağışıklık sistemi bozulmuş HIV enfeksiyonlu genç bir hastada ortaya çıkabilir.

Görüldüğü gibi HIV enfeksiyonunda bağışıklık sistemi bozuldukça fırsatçı enfeksiyonlara yakalanma olasılığı artmaktadır. Bu durumda yapılması gereken en doğru şey antiretroviral ilaçlar denilen HIV/AIDS'e karşı ilaçları zamanında kullanarak bağışıklık sisteminin bozulmasına izin vermemek, dolayısı ile fırsatçı hastalıkların ortaya çıkmasını önlemeye çalışmaktır.

HIV enfeksiyonlu hastada görülebilen fırsatçı hastalıklar hangileridir?

Yukarıda belirtildiği gibi bağışıklık sistemi bozulmuş olan HIV enfeksiyonlu hastalarda fırsatçı enfeksiyonlar ve fırsatçı kanserler ortaya çıkabilir.

Fırsatçı enfeksiyonlar'a neden olan pek çok bakteri, virüs, mantar ve parazit vardır. Bu mikropların neden olduğu fırsatçı enfeksiyonların sıklığı ülkeden ülkeye ve toplumdan topluma değişmekle birlikte, en sık görülenleri şunlardır:

Tüberküloz : Özellikle ülkemizde en sık görülen fırsatçı enfeksiyonlardan biridir. Bunun nedeni tüberkülozun toplumumuzda çok yaygın olarak bulunmasıdır. Ülkemizde insanların pek çoğu tüberküloz mikrobu ile yaşamlarının bir döneminde karşılaşırlar. Fakat mikropla her karşılaşan hasta olmaz. Bir çok insanda bağışıklık sistemi mikrobun hastalık oluşturmasını engeller. Tüberküloz mikrobu çoğu insanda hastalık oluşturamasa bile vücutta uyur durumda kalır. Eğer bir gün bağışıklık sistemi zayıflarsa, uyumakta olan tüberküloz mikrobu uyanarak hastalık oluşturabilir. HIV enfeksiyonlu kişilerde de bağışıklık sistemi zayıflarsa, daha önceden vücuda girmiş fakat aktif olmayan tüberküloz mikrobu aktifleşerek hastalık yapabilir. HIV enfeksiyonlu ve bağışıklık sistemi bozulmuş kişiler tüberküloz mikrobuyla ilk defa karşılaştıklarında da yeterince karşı koyamadıkları için genellikle aktif enfeksiyona yakalanırlar.

Tüberküloz HIV pozitif hastalarda genellikle geç dönemde ortaya çıkar. Bazen kişi HIV pozitif olduğunun farkında değildir ve öksürük, balgam gibi akciğer yakınmaları ile doktora başvurur ve akciğer tüberkülozu olduğu anlaşılır. Bu durumda HIV enfeksiyonlu hastalarda tüberküloz da bulunabileceği bilinmeli ve tüberkülozlu kişilerde aynı zamanda HIV enfeksiyonu da bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Kişinin HIV pozitif olduğu anlaşılır anlaşılmaz tüberküloz yönünden araştırmalıdır. Bunun için akciğer filmi, PPD testi gibi testler yapılır ve kuşkulu durumlarda daha ileri tetkiklerle tüberküloz olup olmadığı araştırılır. Bu testler belirli aralıklarla tekrarlanır ve gerekli durumlarda tüberküloza karşı tedavi verilir.

HIV pozitif kişilerde tüberkülozun tanısı, tedavisi ve klinik seyri HIV negatif kişilerdekinden farklı değildir. Yalnızca tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçların HIV/AIDS tedavisinde kullanılan ilaçlar ile uyuşup uyuşmadığına dikkat edilmelidir. Uygun şekilde tedavi edilen HIV pozitif hastalarda tüberküloz, HIV negatif hastalarda olduğu gibi iyileşir.

Fırsatçı akciğer enfeksiyonları : Tüberküloz dışında bazı bakteri, virüs ve mantarlar da akciğerleri tutarak zatürreeye neden olabilirler. Bunlardan en önemlileri CD4+ hücre sayısı 200/mm³'ün altına düştüğünde ortaya çıkarlar. Hücre sayısı 200'ün altına indiğinde PCP, MAC, CMV, histoplazma, kriptokok pnömonisi gibi zatürre türleri görülebilir. Bu nedenle CD4 + hücre sayısı 200/mm³'ün altında bulunan HIV pozitif hastalara, bu hastalıkların ortaya çıkmasını engelleyen antibiyotik türü ilaçlar her gün verilir. Bu şekilde fırsatçı enfeksiyonların önlenmeye çalışılmasına "profilaksi" denir. HIV enfeksiyonuna yönelik ilaçlar ile tedavi sonucu CD4 + hücre sayıları tekrar 200/mm³'ün üzerine çıkarsa profilaksi kesilir. Fırsatçı akciğer enfeksiyonlarının tedavisinde enfeksiyona yol açan mikrobu öldürmeye yönelik tedavi uygulanır.

İshalle seyreden fırsatçı barsak enfeksiyonları : Bazı bakteri, virüs veya parazitler, hastalığın ileri aşamalarında barsakları tutarak sık tekrarlayan ya da uzun süren ishallere neden olabilirler. Bu durumda yine fırsatçı enfeksiyona neden olan mikrobun ne olduğunun anlaşılması ve ona yönelik tedavi verilmesi gerekir.

Ağız içi ve yemek borusunda mantar enfeksiyonları : CD4 sayısı 200/mm³'ün altına indiğinde ağız içinde beyaz pamukçuk şeklinde mantar enfeksiyonları ortaya çıkabilir. Yemek borusu tutulursa yutma güçlüğü görülür. Mantarları öldüren ilaçlar verilerek iyileşme sağlanır.

Deriyi ve saçlı deriyi tutan enfeksiyonlar : Bazı bakteri mantar ve virüsler deri, tırnak ve saçlı deride pullanma, su toplanması, siğil veya döküntüye neden olabilirler. Bu durumda da yine çeşitli testlerle hastalığa yol açan mikrop saptanır ve tedavi ile iyileşme sağlanır.

Beyin ve sinir sistemini tutan fırsatçı enfeksiyonlar : Tedavi almamış hastalarda CD4 sayısı 200/mm³'ün altına indiğinde yine bakteri, virüs ve mantar gibi mikropların bazıları menenjit ve benzeri beyin enfeksiyonlarına neden olabilirler. Diğer fırsatçı enfeksiyonlarda olduğu gibi, hastalığa yol açan mikrobu öldürmeye yönelik tedavi ile iyileşme sağlanır.

Hepatit B ve Hepatit C : HIV enfeksiyonlu kişiler hepatit B ve C yönünden taranmalı, gerekli görüldüğünde Hepatit B'ye karşı aşılanmalıdır. Hepatit C'nin aşısı olmadığı için aşı yapılamamaktadır. Fakat Hepatit C'li HIV pozitif hastalar yakından izlenmelidir.

Diğer fırsatçı enfeksiyonlar : Bağışıklık sistemi iyice bozulduğunda yukarıda belirtilen hastalıklar dışında çeşitli mikroplarla göz, kalp, idrar yolları, cinsel organlar gibi pek çok yeri tutan fırsatçı enfeksiyonlar görülebilir. Bunların her birinde enfeksiyona yol açan mikrobu ortadan kaldırmaya yönelik tedaviler uygulanır.

Fırsatçı kanserler : Yine bağışıklık sistemi ileri derecede bozulmuş olan hastalarda, sindirim sitemini, deriyi, kan hücrelerini veya cinsel organları tutan fırsatçı kanserler ortaya çıkabilir. Bu durumda yine kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemlerle iyileşme sağlanmaya çalışılır.

Fırsatçı hastalıkların önlenmesi için ne yapmak gerekir?

HIV enfeksiyonlu hastalarda fırsatçı enfeksiyonlardan korunmanın en etkili yolu bağışıklık sisteminin zayıflamasını önlemektir. Bunun için her HIV enfeksiyonlu hasta yakından izlenmeli, bağışıklık durumunu gösteren CD4 hücre sayıları belli aralıklarla sayılmalıdır. CD4 sayısı kritik düzeye düşme eğilimi gösteren veya düşen hastalara HIV mikrobunu baskılayan antiretroviral ilaçlar denen ilaçlar verilerek bağışıklığın daha da zayıflaması önlenir, hatta bu ilaçlar sayesinde bozulmuş olan bağışıklık sitemi düzeltilerek, hasta fırsatçı hastalıklardan korunur. Son yıllarda bu şekilde hareket edildiği için fırsatçı enfeksiyonların sıklığında büyük bir azalma olmuştur.

HIV mikrobunu baskılayan antiretroviral ilaçlar bazı fırsatçı enfeksiyonların düzelmesini de sağlayabilir. Örneğin MAC ile oluşan zatürree, bazı parazitlerle oluşan ishaller antiretroviraller ile hastanın bağışıklık sistemi düzeldikçe çok daha kolay iyileşirler. Bu nedenle de HIV enfeksiyonunda gerektiği zamanda antiretroviral ilaçların kullanılması çok önemlidir.

Fırsatçı enfeksiyonların ortaya çıkmasını önlemenin bir başka yolu da aşılardır. HIV pozitif hastaların tümüne pnömokok aşısı, gerektiğinde Hepatit A ve Hepatit B aşıları, her yıl grip aşısı, daha önce hastalığı geçirmemiş veya aşılanmamış olanlarda kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği, ve diğer çocukluk aşılarının yapılması gerekir.

CD4 + hücre sayısı düşük hastalara, bazı fırsatçı enfeksiyonların ortaya çıkmasını önlemek amacı ile yukarıda anlatıldığı şekilde profilaksi verilir. Bu amaçla, CD4 sayısı 200'ün altında olanlara PCP için, 100'ün altında olanlara toksoplazma için, 50'nin altında olanlara MAC için etkili profilaktik antibiyotik türü ilaçlar kullanılır. CD4 sayıları düşük seyrettiği sürece bu ilaçlara devam edilir.

Zamanında ve yeterli antiretroviral tedavi almadığı için bağışıklık sistemi bozulan ve bunun sonucunda da fırsatçı enfeksiyona yakalanan hastalar, yukarıda belirtildiği gibi, enfeksiyona yol açan mikrobu yok etmeye yönelik ilaçlarla tedavi edilirler